17.04.2014
Rota Haber
Demirtaş: AK Parti ve cemaat çatışması süreci etkiledi
BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, çözüm süreci ile ilgili AK Parti ve cemaati suçladı!
Haberi Yazdır Email Gönder
23.08.2013 14:09   Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu
 

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş çözüm süreci için yaptığı açıklamalarında AK Parti ve cemaati suçladı. Demirtaş, cemaatin yargı, polis, vali eliyle süreci eğer süre soktuysa bunun sorumlusunun yine hükümet olduğunu söyledi.

Demirtaş, Başbakan'ın PKK geri çekilmedi, geri çekilen çoluk, çocuk ve kadınlardı açıklamasına karşı da başlangıçta yapılan anlaşmanın geri çekilmenin tamamlanması olmadığını belirterek yanıt verdi. Müzakerelerle ilgili umudunu korumaya çalıştığını söyleyen Demirtaş son noktayı AKP ile nikahlanmadık diye koydu.

Demirtaş PKK'nın sözünü tutmadığı iddiaları için ilk başta yapılan anlaşmanın geri çekilme değil silah bırakma olduğunu iddia etti.

ÖCALAN'IN 1 EYLÜL'Ü İŞARET ETMESİ

Sayın Öcalan bu tarihi, dayatmada bulunmak için değil, Türkiye’nin reel politik gerçekleri, önündeki siyasi takvim, bölgedeki hızlı gelişmeler dolayısıyla önerdi.

Yani Kürt hareketi hükümete şunu önerdi 1 Eylül’e kadar paket açıklanmalı, 15 Ekim’e kadar da tartışmalar sürmeli. 15 Ekim itibariyle de hızla paketin yasallaşma süreci başlamalıdır. Bu bir öneridir. Hükümet bu önerileri dikkate almaz, kendi bildiğini okursa; Kürt hareketinin, bizlerin niyetinden bağımsız bir şekilde süreci kaçırmış olabilir.

Türkiye’de süreç seçim gündemine endekslenmiş olabilir, bölgede tahmin edemeyeceğimiz gelişmeler olabilir, yani hükümet öyle bir anda “ben adım atmak istiyorum” dese de bunun fırsatını bir daha bulamayabilir.

ERDOĞAN'A RAĞMEN MÜZAKERE

Bu Başbakan’a bakarak umutlu olmak zordur ama biz umudumuzu, heyecanımızı halka bakarak alıyoruz. Biz müzakereyi bile Erdoğan’a rağmen, o müzakere etmek istemezken, direne direne başlattık. Şimdi aynı Erdoğan bu defa müzakerenin içinde “şunları vermem, bunlar olmaz” diyor

Varsın o desin, önemli olan biz vazgeçecek miyiz vazgeçmeyecek miyiz Kendisi “Müzakere etmem” diyor muydu diyordu. “İdam ederim” diyor muydu diyordu. “Dokunulmazlıklarını kaldırırım, hepsini içeri atarım” diyor muydu diyordu. Şimdi ne yapıyor müzakere yapıyor. Mücadele ederek yaptık biz bunları. Şimdi anadilde eğitim olmaz, baraj kalkmaz diyor, desin bakalım. Biz de mücadele edeceğiz yine.

CEMAAT - AK PARTİ KAVGASI SÜRECE YANSIYOR MU?

Yansıyor tabi. Nihayetinde iktidar kendi içinde bütünlüklü değilse politikalarda ve uygulama sahalarında sorunlar çıkıyor. Kürt hareketi bütünlüklü olmasaydı birinci aşama tamamlanamazdı.

Çekilme sırasında HPG, KCK, BDP, Öcalan her biri ayrı hareket etseydi süreç yürümezdi. İktidar ise birlik değil. Cemaatin hükümet ve devlet içinde belli bir gücü var AKP içindeki diğer cemaatlerin de gücü var. Erdoğan bunu kendi otoritesiyle sağlamaya çalışıyor ama bu tam olmuyor. Dolayısıyla karşımızdaki parçalı duruş bizi ve müzakerenin ilerlemesini zora sokuyor. Kendi içlerindeki bu çatışmada iki tarafta da Kürtleri ve müzakereleri kendi kavgalarına zemin ya da malzeme yapma niyeti doğuyor zaman zaman. Bazıları süreci zora sokarak kendi içlerindeki güç dengelerini lehlerine çevirmeye çalışıyor.

CEMAAT SÜRECİ HEM DESTEKLİYOR HEM ZORA SOKUYOR

Cemaat'in söylem düzeyinde süreci destekleyen hatta daha ileri söylemleri var ama süreci zora sokan hamleleri de var.

Görünürde Erdoğan adım atma konusunda daha hevesli. Ama cemaat yargıcı, polisi, valisi eliyle süreci zora soktuysa bizce bunun sorumlusu yine hükümettir. Çünkü bu saydıklarımın hepsi hükümete bağlı.

VALİNE SÖZ GEÇİREMİYORSAN BEN NİYE CEMAATİ SUÇLAYAYIM

Sen valine söz geçiremiyorsan, ben niye cemaati suçlayayım! Bakanlar ve Başbakan sorumludur. Cemaat kötü, hükümet iyi ya da tam tersi gibi düşünmek tehlikeli ve biz böyle düşünmemeliyiz. Siz kendi içinizde anlaşın, çatışacaksanız çatışın, barışacaksanız barışın. Aranızdaki sürtüşme bizi ilgilendirmez. Biz hiçbirine taraf olmak zorunda değiliz. Kendi iç savaşları süreci zora sokuyor.

PKK SÖZÜNÜ TUTMADI İDDİASI

Bakın önemli olan, ilk başta konuşulan ile şu anda konuşulan durumu görmektir. İmralı’da Öcalan ile konuşulan şudur “Kalıcı, süresiz ateşkes ilan edebilir misin, Eylemleri durdurabilir misin Geri çekilmeyi başlatabilir misin” O da “Yaparım” dedi ve yaptı.

Böylece birinci aşama gerçekleşti. Birinci aşamanın bitmesi geri çekilmenin tamamlanması değil, biraz önce saydıklarımın olmasıydı ve bunlar oldu. Burada ne sorun var Niye rakamlara takılıyorsun Bir defa kendine güvenen bir Başbakan “Bu gençler yorulmasın, zaten onları indireceğim kardeşim. Biz burada yasa çıkaracağız, Lice’nin dağından insinler taa Kandil’e kadar gitmesinler” demesi lazım. Geri çekilmeyle ilgili sözleri Başbakan'ın ipe un serme konusunda ileride kullanacağı bahanesi olarak görülmeli. Ayrıca gerillanın tümü hareket halinde ve tümü çekiliyor. 

Kaynak: Birgün / Onurkan Avcı

 
 
 
 
 
 
 


    Ad Soyad
    Mesajınız
 
Dikkat: Yazılan yorumlardan yazanları sorumludur. Rotahaber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Adli merciler yorum yazanların IP numaralarını istediğinde yasa gereği vermek durumundayız.
  Bu habere 15 yorum yapılmıştır - Tüm yorumlar için tıklayın...
DEMOKRAT - 23.08.2013 23:18:03
1-) Cemaat Siyasete bulaşmıştır. MİT Müsteşarı Hakan Fidan göreve getirildiğinde ilk karşı çıkan İsrail devletiydi. Sonra içimizde ki Abd ve İsrail yandaşları. Geçmişte MİT yurt dışı bilgileri tamamen CİA ve MOSSAT dan temin ediyordu. Hakan Fidan Bey MİT başına geçmesi ile düzen tersine dönmüş olacaktı, bu ise Abd ve İsrail ile ÖNEMLİ OLAN REJİMDİR GERİSİ TEFERRUATTIR diyen ulusalcı ve Kemalist elitlerinin Abd CİA” himayesinde oluşturulan stratejik ortakların düzenlerine çomak sokmaktı. Nitekim öylede oldu ama sonradan görüldü ki bunların yanında birileri daha varmış. O da Gülen cemaati çünkü:
DEMOKRAT - 23.08.2013 23:17:03
2-) Rota haber de 12.07.2013 de yayınlan, Sayın Mehmet Barlasın Rus Pravda muhabiri Darya Aslamova’nın röportaj dan da anlaşılıyor. Gülen'in İsrail ile dostluğu ve polis, savcılık ve genel anlamda güvenlik güçleri üzerinde ciddi etkisi olduğuna inanıyorum diyerek teyit ettiği bu gücü kullanarak. KCK operasyonu kapsamında MİT Müsteşarı Sayın Hakan Fidan’ı şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, Gülen’le Cemaat bağlantısı olan yazılı ve görsel basının, Hükümeti her vesile ile devamlı karşı tavır almaları, Taksim olayında da devam etti. Sayın Gülen Erdoğan ile iktidarı paylaşmak istiyor da ondan.
cem hattat - 23.08.2013 22:59:57
Bu haber bdp nin birileri ile anlastigini ve cemaati pkk nin tasfiye etmezseniz bu iste yokuz mesajinin iyice gunyuzune ciktiginin haberi olmus ulku icin yazik ki neyazik
esad - 23.08.2013 22:17:32
ulan şu cemaati herşeye karıştırdınız.Yarın biride çıkar dolar 2 tl oldu cemaat yüzünden derse şaşırmayın.Kırdığınız ceviz bini geçti.Hiç olmazsa pis işlerinize gizli pazarlıklarınıza cemaati karıştırmayın.yani sıçtınız bari sıvamayın
ALİ AK - 23.08.2013 22:05:30
kimin daha kaypak olduğunu haburda insanlar gördü... daha ne cırlayıp duruyorsun. demirtaşın uludere olayından oncekı yüz ifadesine bir bakın asık sinirli... birde uludere olayından sonrasına bakın, sakın istediğini alan huzurlu bir yüz sizce manidar değil mi?
Tüm yorumlar için tıklayın...


 
 
 











>