27.11.2014
Rota Haber

Erbakan ne demişti, medya nasıl vermişti? -1-

Erbakan’ın bu konuşmasının başı ve sonu medyada hiç yer almadı. Ertesi gün gazeteler ve siyasiler Erbakan’ı “kanlı” olarak ilan ettiler.

Haberi Yazdır Email Gönder
23.02.2012 09:22   Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu
 

Uğur BERBER

Uğur BERBER

“O olmasaydı, bugün birçok şey farklı olurdu. En azından aradan 14 yıl geçtikten sonra 28 Şubatçılara dönüp mangalda kül bırakmayanlar bu kadar cesur laflar edemezdi. O, zorbaları teskin etmek için aramızdan kurban olarak seçtiğimiz kişiydi.”(Mümtaz’er Tüköne –Zaman 01.03.2011)

Son günlerde M. Ali Birand’ın “Erbakan 28 Şubat kararlarını imzalamadı” sözü medyada geniş yer aldı. M. Ali Birand’ın “yakında çıkacak” dediği belgeler nelerdir bilmiyorum ama 28 Şubat’ta Erbakan’ın imzaladığı 4 maddelik belge ve  MGK Genel Sekreteri İlhami Kılıç’ın Erbakan’a imzalatamadığı 18 maddelik meşhur  28 Şubat kararları internette zaten var.

Biz de Erbakan’ın vefatının sene-i devriyesinde hem O’nu yad etmek hem de hakkını teslim etmek adına bir araştırma yaptık.  İlk bölümü paylaşıyoruz.

ERBAKAN “İMAM HATİPLER ARKA BAHÇEMİZDİR” DEDİ Mİ?

Bu sözün kaynağı gazeteci Yalçın Doğan’dı.  Yalçın Doğan da bunu Erbakan’ın söylediğini iddia etmemişti aslında. Bu kendi iddiasıydı.

Yalçın Doğan  13.11.1996 tarihli Milliyet Gazetesi’nde“İmam-hatip mezunları üniversitelerde genellikle hukuk ve kamu yönetimini tercih ediyor. Oradan içişleri, emniyet ve adalet birimlerine yerleşiyor. Refah Partisinin kadroları buralarda oluşuyor. İmam Hatipler gerçekte RP'nin arka bahçesi...!” diyordu.

Sonra Mesut Yılmaz 03.04.1997 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde "Türkiye'de iki zihniyet savaş halindedir. Bu iki zihniyetin bir kutbu GHP çizgisi, diğeri ise RP çizgisidir. Biri ister ki okullar dinsiz ve milliyetsiz bir nesil yetiştirsin. Diğeri imam-hatipler onların arka bahçesi mücahitleri olsun" diye bir açılama yaptı.

Ecevit de bu malzemeyi kullandıve “Kesintisiz 8 yıllık eğitim rejim için önemlidir. İki ayrı kuşak yetiştiriliyor. Erbakan imam-hatip okullarını kendi fidanlığı gibi görüyor. Bu okullar Refah Partisi'nin arka bahçesi olmamalı." açıklamasını yaptı. Bu açıklama 24.04.1997 tarihinde basında geniş yer buldu.

Daha sonra “İmam Hatipler Arka Bahçemizdir” sözünü Erbakan söylemiş gibi medyada haberler çıkmaya siyasiler yeni açıklamalar yapmaya devam etti.

Bülent Arınç, Salih Kapusuz, Tevhid Karakaya gibi isimler iddialara sert cevaplar verdi.

Konu  TBMM’de de tartışıldı. Sonradan Ak Parti’den milletvekili olan dönemin Refah Partisi milletvekili Tevhid Karakaya “Bu sözü söyleyen müfteridir.” dedi.

Yine dönemin Refah Milletvekili Salih Kapusuz  “Bu söz iftiradır, tekrar edenler müfteridir.” diyerek iddianın asılsız olduğunu söyledi.

“İmam Hatipler Arka Bahçemizdir” iftirasına en sert tepkiyi ise Fazilet Partisi Milletvekili  Bülent Arınç verdi. Arınç   “Bu sözü (Erbakan hocaya) yamamaya çalışanlar haindirler, müfteridirler, ahlâksızdırlar.” dedi. (TBMM - 25.04.2001 Çarşamba, üçüncü oturum.)

http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_b_sd.birlesim_baslangic?P4=5371&P5=B&page1=36&page2=36

Yalçın Doğan’ın kendi görüşü olan bu söz bütün bu yalanlamalara rağmen yıllarca medyada yer aldı. Hala daha bu kampanya devam ediyor.

NİÇİN “KANLI MI OLACAK KANSIZ MI OLACAK? “  DEMİŞTİ?

Erbakan Parti Grup Toplantısında şu konuşmayı yaptı.

“Bu kelimeleri kullanmak bile istemiyorum ama bunların terörizmi karşısında herkes bu gerçeği görsün diye bu tabirleri kullanmaya mecburiyet duyuyorum. Türkiye'nin şu anda bir şeye karar vermesi lazım. Türkiye Refah Partisi'yle Adil Düzen'e geçecek, bu kesin. Geçiş dönemi yumuşak mı olacak, sert mi olacak; tatlı mı olacak, kanlı mı olacak; 60 milyon buna karar verecek. Biz diyoruz ki bu geçişi tatlı yapalım. Bu geçişi barış içinde yapalım. Biz barışçıyız. Biz huzurcuyuz. Bizim yolumuz kardeşliktir."

Erbakan’ın bu konuşmasının başı ve sonu medyada hiç yer almadı. Ertesi gün gazeteler ve siyasiler Erbakan’ı “kanlı” olarak ilan ettiler.

Daha sonra Erbakan, Star TV’de Kadir Çelik’in Objektif Programında konuyla ilgili olarak o dönemde Parti Merkezine gelen “kanlı”  faxları göstererek,  “kanlı mı kansız mı olacak” açıklamasını bunları kastederek yaptığını söyledi.

http://www.youtube.com/watch?v=Z9ORTromRRY

Gelen faxlarda “ gerekirse kanımızın son damlasına kadar direnmeye ve savaşmaya hazırız” yazdığını vurgulayan Erbakan. “Kan sözünü o söylemiş, ben de bunu halkımıza açıklamışım…. Bazı insanlar provokasyona kapılmış, onlar da bizim kardeşimiz, onun için bu daveti yapıyoruz.  Onlara diyoruz ki,  bu birkaç tane mihrakın provokasyonuna uymayın.  Bunlar mesela Ankara’da yürüyüş yapıyor.  Sayın Murat Karayalçın’ın hanımefendisi başta olmak üzere,  yapılan yürüyüşte arkasına takılmış olan halk ‘Ankara Melih Gökçek’e mezar olacak’ diyor .”

 M. Ali Birand’ın hazırladığı Son Darbe 28 Şubat belgeselinde Erbakan konuyla ilgili şöyle diyordu.

http://www.dailymotion.com/video/xovomq_erbakan-kanly-my-olacak-kansyz-my_news

“Biz mahalli seçimlerde Ankara, Konya, İstanbul belediyelerini alınca Halk Partisi yollarda yürüyüş yaptı. “Biz Ankara Belediyesi’ni Refah partisine vermeyiz, kanımız aksa da vermeyiz.  “ dediler. Grup toplantısında bu olayı anlattım dedim ki “biz demokratik bir ülkeyiz, halkın oyuyla işlerimizi yapıyoruz, halk refah partisini tercih etmiş belediyeyi vermiş. Buna rıza göstermek ten başka yapacak bir şey yoktur. Ne kanı Allah aşkına. Benim söylediğim söz bu. Bunu çarpıta çarpıta çarpıta… söz nerde ekran nerde?”

ERBAKAN’A GÖRE SUSURLUK FAS FİSO MUYDU ?

Bu konuyla ilgili Nazlı Ilıcak’ın Sabah Gazetesindeki yazısı şöyle

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ilicak/2011/03/01/fasa_fiso

“Erbakan'ın "Aydınlık için bir dakika karanlık" eylemine girişenlere "Gulu gulu dansı yapıyorlar" dediği hatırlatılır. Oysa, Susurluk düzeninde onun bir günahı yoktu. Ama, başarılı bir psikolojik harekâtla, Susurluk'a duyulan tepkiyi iktidar aleyhine çevirmişlerdi. Sokağa çıkan insanlar, Susurluk'un yanı sıra, Refahyol'u da protesto eder olmuştu. Nitekim, aynı çerçevede Erbakan'ın Susurluk'a "Fasa fiso" dediği de iddia edilir. Halbuki, "Siz Susurluk'un üzerine gitmiyorsunuz" sözü üzerine Erbakan, "Bu iddialar fasa fiso" anlamında konuşmuştu. Konjonktürden koparılan cümleler, siyasi hayatı boyunca aleyhinde delil olarak kullanıldı.”

Nazlı Ilıcak Susurlukla ilgili başka bir yazsında “Refahyol hükümetinin Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın ısrarlı takibine rağmen  yargı tarafından örtüldü.” diyordu.

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ilicak/2011/11/04/susurlukun-yildonumunde-dusuncelerim

“REKTÖRLER BAŞÖRTÜLÜ KIZLARA SELAM DURACAK “ SÖZÜNÜN DEVAMINDA NE VARDI?

Erbakan şöyle demişti. “…Yine 18 yaşında bir yavrumuz üniversiteye gidecek ama bu sefer rektör aşağı indiği zaman ona selam duracak hoş geldin evladım diyecek. Ben bunu televizyonda söyledikten sonra bu gazetelerin yazdığına inanılmaz. Bununla beraber bir iki tane rektör ‘efendim rektör öğrenciye selam durur mu’ demiş. Huzurlarınızda kendilerine sesleniyorum. Siz bu duracağınız selamla öğrenciye selam durmuş olmayacaksınız. Halkın imanına, dinine selam duracaksınız.http://www.youtube.com/watch?v=5b2oyPVKscg

Ancak Hoca’nın bu sözleri yine cımbızlanarak basında bambaşka zeminlere çekilmişti. Erbakan’ın konuyla ilgili yaptığı açıklamaları medya görmemişti.

YAZININ 2. BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...


Uğur BERBER / Rotahaber
ugurberber0634@gmail.com

 
 
 
 
 
 
 
 


  Ad Soyad
    Mesajınız
 
Dikkat: Yazılan yorumlardan yazanları sorumludur. Rotahaber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Adli merciler yorum yazanların IP numaralarını istediğinde yasa gereği vermek durumundayız.
 
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır...




 
 
 
Reklamlar