25.10.2014
Rota Haber
Erdoğan, cemaat-hükümet kavgasının neresinde?
İşadamlarına TUSKON’u anlatırken, yani TUSKON üyelerine kendi çatı örgütlerini anlatırken bambaşka bir profil çizdi. TUSKON’u bir anlamda AK Parti’ye benzeterek niye konumlandırmaya çalıştı? Bu kadar övgüyü niçin yaptı?
Haberi Yazdır Email Gönder
02.04.2012 14:08   Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu
 



Ünal Tanık
Rotahaber

“Erdoğan, cemaat-hükümet kavgasının neresinde?” gibi bir soru pek çok kişi için doğru sorulmuş bir soru gibi gelmeyebilir. “Hükümet ile Erdoğan farklı şeyler mi? Bu da ne biçim soru!” diyenler bile olabilir.

Hemen belirteyim. Ne sorduğumu ve sorumun ne anlama geldiğini gayet iyi biliyorum. 
 
Dışardan bakanlar, cemaat-hükümet kavgasının MİT-yargı çekişmesinde ortaya çıktığını sanırlar. Belki biraz daha geriye gittiğini düşünenler olabilir belki. 
 
Bu kavgada geriye gitmek istediğinizde daha ilk günlere, 3 Kasım 2002 seçimlerine kadar götürecek emareler çok fazla. 
 
Cemaat, o zamanlar hükümet içinde bazı üyelerine karşı soru işareti ile yaklaştı. Bu bakanların, kendilerine karşı peşin hükümlü olduğundan yakındılar. Bu konudaki sitemlerini farklı ortamlarda bizzat Tayyip Bey’e ulaştırdılar. 
 
Burada şunu belirteyim. O dönemlerde bu yaşananlar, bir amaç uğruna sırt sırta vermiş insanların birbirlerine serzenişleri şeklinde idi. 
 
Sonraları makamlar, mevkiler, paylaşılan menfaatler büyüdükçe beklentiler artmaya başladı. Çıkarılan küçücük engeller bile “kişiselleştirilmiş saldırılar” olarak algılanır oldu. 
 
Bugüne böyle gelindi. 
 
Yargı-MİT kavgası diye su yüzüne çıkan olayın ayrıntılarını da paylaşmak istemiyorum. Bu konuda çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Benim de dile getirdiğim şeyler oldu. 
 
İlk günlerden çok hızlı bir geçiş yaptığımı biliyorum. Arada yaşananların ayrıntılarını paylaşmanın bir anlamı yok. Çünkü bütün anlatacaklarım bugünle ilgili.
 
*** 
 
Başbakan Erdoğan, hafta sonunda işadamlarının çatı örgütlerinden olan TUSKON’un genel kuruluna katıldı. Çok samimi bir konuşma yaptı. Ayrıntılarını Rotahaber’den okuyabilirsiniz
 
Buna rağmen bazı bölümlerini aşağıda sizinle paylaşacağım. Çünkü bu konuşma içerik olarak çok önemli idi. Başbakan Erdoğan, bugüne kadar cemaat-hükümet kavgası tartışmalarında hiçbir polemiğe girmedi. 
 
Bir kısmında rahatsızdı, girebilecek ortamı yoktu, sonrasında ise bilerek bu konudan uzak durdu. 
 
İşadamlarına TUSKON’u anlatırken, yani TUSKON üyelerine kendi çatı örgütlerini anlatırken bambaşka bir profil çizdi. Canlı yayında dinlerken kendi kendime, “TUSKON’u bugüne kadar kimse Erdoğan kadar iyi anlatamadı. Kimse TUSKON’u bugüne kadar böyle içi dolu sözlerle övmedi” dedim. 
 
Bu sözlere tekrar göz atar mısınız?
 
"Siz, arkanıza Galata bankerlerini, Hazine'yi, kamu bankalarının kaynaklarını almadınız. Dayatmalara, baskılara boyun eğmediniz. Arkanıza sadece ve sadece milleti aldınız. Siz işte bu nedenle büyüksünüz."
 
".......Türkiye'nin adını dünyaya duyurdukları, ay-yıldızlı bayrağın, bu aziz milletin büyüklüğünü en uzak ülkelere, en ücra kentlere şerefle taşıdıkları için, şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum."
 
"TUSKON, hırsı değil kanaati, kazanmayı değil paylaşmayı, sömürmeyi değil dayanışmayı savunarak, savunduğu değerlerin samimiyetle arkasında durarak, kendisini değil, ülkesini ve milletini öne çıkararak farklılığını ortaya koydu. En önemlisi de TUSKON, sırtını belli çıkar odaklarına değil, millete dayadı. Kaynağını milletten aldı, ilhamını milletten aldı, motivasyonunu, ufkunu, misyonunu milletten aldı. Nasıl ki Mevlânâ, bir elini göğe açıp, bir elini toprağa uzattı, 'Hak'tan aldığımı halka veriyorum' dediyse, işte TUSKON'un Anadolu evlatları, Hak'tan aldılar, halkla paylaştılar, birlikte büyüdüler. Nasıl ki Mevlânâ, 'pergel misali, bir ayağın burada merkezde olacak, bir ayağınla alemleri dolaşacaksın' diye tavsiyede bulunduysa, işte Anadolu'nun aslanları da, güçlerini bu topraklarından aldılar, tüm dünyayı deveran ettiler."
 
TUKSON’un cemaate sempati ile bakan işadamları tarafından kurulan bir STK olduğunu bilmeyen kimse yoktur.
 
- Peki durum böyle iken Erdoğan, bu kadar övgüyü bu kuruluşa niye yaptı? 
 
- Erdoğan’ı, TUSKON’u bu kadar övmeye zorlayan bir şey mi yaşandı?
 
- Erdoğan, yaşanan malum sürtüşmeden dolayı, yanlış yaptığına kanaat getirip cemaatten özür dilemeye mi gelmişti? Bunun için TUSKON Genel Kurulu’nu mu seçmişti?
 
- Yoksa, Türkiye’nin ekonomisi çıkmaza girmiş, bu işadamlarını harekete geçirmek için mi yapmıştı?
 
Hemen belirteyim. Bu soruların hepsi de yanlış sorular. 
 
Erdoğan’ı bilenler, onun kimseye hak etmediği bir övgüyü vermeyeceğini bilir. Yakın geçmişte yaşananlardan dolayı da özür falan dilediği yok. İşadamlarının şevklendirilmeye elbette ihtiyacı var ama Türkiye ekonomisi de bir çakmazda falan değil. 
 
O halde bu içerikteki bir konuşmayı niye yaptı? 
 
TUSKON’u bir anlamda AK Parti’ye benzeterek niye konumlandırmaya çalıştı? 
 
İşte her şeyin püf noktası burası. 
 
Bu sorunun cevabını doğru şekilde verecek olanlar, geleceğin nasıl şekilleneceğini de görecekler. 
 
Belki yeri ve zamanı geldiğinde daha geniş açma imkanı olabilir. Çok kısaca şunu belirteyim. 
 
Tayyip Bey, “bir ben vardır benden içeri” sözü misali, cemaat içinde bir cemaat yapılanması olduğuna inanıyor. 
 
Belli çevrelerin bu yapıyı kullanmaya çalıştığını ve belli isimlerin kendi menfaatleri için cemaat yapısını bir kalkan olarak kullandığını düşünüyor.
 
Cemaatin samimi kanadı ile dirsek temasını sürdüreceğini, ama “cemaat içindeki cemaat”le mücadele edeceğini ortaya koymuş oluyor. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


    Ad Soyad
    Mesajınız
 
Dikkat: Yazılan yorumlardan yazanları sorumludur. Rotahaber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Adli merciler yorum yazanların IP numaralarını istediğinde yasa gereği vermek durumundayız.
  Bu habere 53 yorum yapılmıştır - Tüm yorumlar için tıklayın...
adem - 04.04.2012 10:32:27
eğer her zaman aynı besini alıyorsanız insan vücudu iflas eder. ak pardide farklı anlayışların olması iyidir, birbirini dengeler. cemaatte ise farklı düşünce yapıları gelişemez. koşulsuz itaat önemlidir. son günlerde olanlar cemaatin hep aynı besini almasından dolayı vücüdün iflas etmeye yaklaşmasıdır.
sami ökten - 04.04.2012 01:34:59
cemaat lehine yorum yazan arkadaşlar acaba cemaatın ilk halkasından yani abilerinden başka kimseden haberdarlarmı birebir ben 15 senedir takip ederim ilk halkadan başka kimseyi tanıyamadım birinci halka genelde sempatizanlar islami yaşayışı kuvvetli olanlar yanı samimi müslümanlar yukarlara doğru neler oluyor kimsenin bildiği yok onun için alt halkada olupta yorum yapan arkadaşlar fikirlere saygılı olsun cemaat şeffaflaşmadığı muddetçe tabiki aykırı fikirler olacaktır
barcelona - 03.04.2012 22:37:05
ünal bey haber 7 deyken yazılarınız daha seviyeliydi. Konuyu hala tuz basmanızın anlamı ne?
Bordo Mavi - 03.04.2012 21:32:13
İster misiniz ki AYM, CHP'nin itirazını değerlendirip cumhurbaşkanlığı seçimi bu yaz yapılacak desin! Haşim Kılıç o açıklamayı niye yaptı? Hükümet niye tepki gösterdi? Al sana stresli bir yaz mevsimi daha.. Bu yazı ile ne alakası var diyeceksiniz? Aşağıdaki yorumlarda biraz haklılık payı var ise, bu yazı ile alakalı oluyor doğal olarak..
YÜCEL - 03.04.2012 20:48:40
TAYYİP'İN KAREKTERİ ŞÖYLE:KORKMADIĞI,EZEBİLECEĞİ KİTLELERİ,GRUPLARI,İNSANLARI SONUNA KADAR EZER VE PERİŞAN EDER.AMA KORKTUĞU,ZARAR GELEBİLECEĞİNİ HESAP ETTİĞİ,EZİLİP ALTINDA KALABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜ KİTLELER,GRUPLAR VE İNSANLARDAN SONUNA KADAR KORKAR VE BUNLARA KARŞI EN KALİTELİ YAĞLARI YAKAR VE İLK FIRSATTA BUNLARIDA PERİŞAN EDER.HERKES ÖNLEMİNİ ONA GÖRE ALSIN.
Tüm yorumlar için tıklayın...


 
 
 
Reklamlar