19.04.2014
Rota Haber
Hızlı okuma, Hızlı algılama, Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Can'dan önemli açıklamalar
Hızlı okuma, Hızlı algılama, Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Can'dan önemli açıklamalar geldi. Eğitimci ve kişisel gelişim uzmanı Ahmet Can, yaptığı araştırmalar sonunda öğrencilerin kaderini değiştirecek bir sonuca ulaştı
Haberi Yazdır Email Gönder
14.08.2013 15:20   Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu
 

Hızlı okuma, Hızlı algılama, Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Can'dan önemli açıklamalar. Ünal TANIK - ROTAHABABER / ÖZELAhmet Can, eğitimci ve kişisel gelişim uzmanı. Ahmet Can’ın eğitim sistemini alanlar, beyinlerini daha verimli kullanmasını öğreniyor. Anlayarak hızlı okuyabiliyorlar ve farklı derslerde nasıl başarılı olunacağının yöntemlerini kısa sürede öğreniyorlar. Eğitimci Can, öğrencilerimizin sayısal derslerdeki başarısızlığının temelinde sınıfların rolü olduğunu söyledi.

Ahmet Can çalışmalarını beynin işleyişi ve nasıl öğrendiği üzerine yoğunlaştırmış. Anlattığı ve kullandığı yöntemlerin olağanüstü şeyler olmadığının altını çizen Can, beynimizin sağ lobunun sözel, sol lobunun da sayısal çalıştığını hatırlatıyor. Ahmet Can, sınıfların oturma düzeninin öğrencilerin sözel derslerde başarılı, sayısal derslerde başarısız yaptığını söyledi.

Ahmet Can, sınıflarımızın yapısını ve ortaya çıkardığı sorunları anlattı:

”Sınıflarımızın aşağı yukarı hepsi aynı. Öğrencilerin oturma düzenine göre, kapı sınıfın sağında. Öğretmen kapıdan girer ve sol tarafta bulunan masaya geçip oturur. Bütün öğretmenler bizim sınıf düzenimizde dersi cam kenarında soldaki masadan anlatıyor.

Böyle bir sınıfta genel itibariyle sözel derslerde başarı oranı çok daha iyi oluyor. Sınıfın yüzde 80-85’i sözel derslerde başarılı oluyor. Yüzde 15-20’si de sayısalda…

Tam dersi olan bir sınıfta yani, sınıfın kapısı solda, öğretmen sağ tarafta otursa durum farklı olacak. Bu kez de öğrencilerin sayısal dersleri daha iyi, sözel dersleri ise daha başarısız oluyor.

Bizim bu verilerimizi alıp uygulayan öğretmen arkadaşlar var. Başarıları çok ama çok farklı oluyor. Matematikte hepi topu 15-16 konu var. Bunları baştan alıp öğretmek yaklaşık 1.5 ay sürüyor. Bunu uygulayan bir takımımız var bizim. Matematikte çok altlarda olan öğrencileri alıp, 2 ayda bu dersten sınıf birincisi yapıyor.

SES KULAK BEYİN ÖĞRENMEDE ÖNEMLİ

Ses, kulak, beyin dengesi algılamada çok önemli.

Ahmet Can, ayrı sınıflar oluşturulmasının en doğru yöntem olduğunu ama buna imkan olmayan okul ve ortamlarda ise öğretmenlere şu tavsiyelerde bulunuyor:

”Bilindiği gibi sol beyin sayısal, sağ beyin sözel. Sağ kulaktan anlatılan bilgi sol beyine yani matematik bölümüne, sol kulaktan anlatılan da sağ beyine yani sözel bölüme gidiyor. Bunun için bilgiyi beynimize giderken algılama şeklimiz çok önemli. Öğretmenden gelen sesin doğru kulaktan gelmesi hayati önemde. Ses 340 metre hızla beynimize doğru kulaktan girmeli.

Bir edebiyat öğretmeni, soldaki masanın bulunduğu alanı kullanabilir. Ama sayısal dersin öğretmeni mutlaka, yazı tahtası ile sağ tarafı kullanmalı. Bu solaklar hariç geçerli.

BİR UYARI DA ÖĞRENCİLERE: ANLIK TEKRAR YAPIN

Bilindiği gibi insan beyinin çalışma yöntemlerinden birisi de sorularla harekete geçmesi. Siz ne kadar çok sorular yönlendirirseniz beyin o kadar verimli oluyor. Hoca sınıftan çıktıktan sonra, hemen dışarı çıkmayın. “Hoca az önce hangi konuyu anlattı?” Hocanın 40 dakikada anlattığını kendinize sorun. Bu soruyu sorduğunuzda o beyin bütün bilgileri, 25-30 saniyede tekrarlayabiliyor.

Bu birinci tekrar. Hoca anlattı, siz aldınız ve tekrarladınız. Bu sadece sayısal dersler için değil, bütün dersler için geçerli.

Beynimize bir soru daha soruyoruz. “Önemli yerleri nerelerdi?” Hani öğretmenimiz altını çizdi ya, hani öğretmenimiz şekille gösterdi ya gibi ayrıntılara vurgu yapıyoruz. Ardından, “Sınavda bu konudan neler çıkabilir?” sorusunu soruyoruz.

Bakın yarım dakika içerisinde o dersi kaç yönden tekrarlamış oluyoruz.

Okuldan ya da dersaneden geldiniz, dinlendiniz. Dersinizin başına geçeceksiniz. Derse başlamadan önce yine bir zihin tekrarı yapıyoruz. Ama beynimize sorular yönelterek yapıyoruz bunu.

“Sabah ilk dersimiz neydi?” Beyin hemen sabah ilk ders ortamına gidiyor. Enerjisini orada topluyor. Zihin o soruları teker teker cevaplandırıyor. Beynimizin kontrolünü kendi elimize almış oluyoruz. Aksi halde beyin bizi yönetiyor. Beyin kendi haline bırakılırsa da dışardan aldığı olumsuz mesajlarla bizi yönlendirmiş oluyor. Ortalama bir insanın beyni günde 80 bin -100 bin düşünce üretiyor. Hemen söyleyelim ki esas itibariyle bunların yüzde 90’ından fazlası da negatif.”

http://www.hizlialgilama.com/
http://www.sevgiokyanusu.com

KAYNAK: ROTAHABER


 
 
 
 
 
 
 


    Ad Soyad
    Mesajınız
 
Dikkat: Yazılan yorumlardan yazanları sorumludur. Rotahaber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Adli merciler yorum yazanların IP numaralarını istediğinde yasa gereği vermek durumundayız.
 
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır...




 
 
 











>